Denemeler
13243 kez gösterim alındı.

Denemeler
 
Üst Başlıklar
İçerik oylama
 
Çeşitli konularla ilgili farklı denemeleri okumak için tıklayınız...
 
ÇOCUĞUN GELECEĞİ AÇISINDAN EĞİTİM’İN ÖNEMİ

 

Herkesin bildiği genel bir bilgi vardır. Çocukların kişiliklerinin %60’ı altı yaşına kadar oluşuyor.

Oysa biz okullarda sözde eğitim ve öğretim faaliyeti yaparak, öğrencilere bir şeyler kazandırmaya çalışıyoruz. Ama görüyoruz ki, mezuniyetten sonra pek çok öğrencide istenilen başarı elde edilememiş.

Neden?

 

Sanırım en önemli etken okullarda eğitim üzerinde fazla durulamamasındandır.

İlla da herkes üniversite okumak zorunda değildir. Ancak okulu bitirmiş pek çok insanın kişilik olarak olgunlaşmış ve hayatta kendini kurtaran bir çizgiye gelmiş olması beklenir. Oysaki öğrencilerimizin uzun süre ne kişiliklerinin gelişmiş olduğunu ne de hayatta kendilerini kurtarabildiklerini görüyoruz.

Geriye dönüp baktığınızda görüyorsunuz ki, yeterince hatta bazen fazlasıyla öğretim faaliyeti yapılmış. Öğrenci fazlasıyla bilgi ile dolu. Ancak bu bilgiyi kullanamıyor.

Neden?

 

Dikkatli gözlerden kaçmaz, okullarda öğretim konularının yükü dolayısıyla öğrencinin eğitimi üzerinde fazla durulamaz. Bu durum ailesine, öğrencinin arkadaş çevresine hatta sokaklara bırakılmış gibidir.

 

X

 

Bu yazımızda, bu olumsuz durumun nedenleri üzerinde durmayacağız.

Amacımız bu değil.

Amacımız,   öğrenciye çocuğun geleceği açısından eğitim vermenin gerekliliği ve bunu yaparken nelere dikkat etmek gerektiğidir.

 

Eğitim olmazsa öğretimin etkisi zayıf kalır.

 

Eğitim dediğimiz ise,   çok basit tarifle, bir bireyin çeşitli kişisel özelliklerini geliştirme ve olgunlaşma faaliyetleridir.

Bu faaliyetlerin sonucunda birey,   tüm bilgi ve yeteneklerini her zaman olmasa da genelde uygun yerde, uygun zamanda, uygun şekilde ve uygun miktarda kullanabilir.

Kısaca kendini gereği gibi ifade edebilir.

Kendini ifade edebilen bir birey ise, genelde başarılı olur.

 

Bir karşılaştırma yapacak olursak, öğretimi nispeten zayıf, eğitimi iyi bir birey, öğretimi iyi ama eğitimi zayıf kalmış bir bireyden daha başarılı olur.

Çünkü kişisel bilgi ve yeteneklerini en uygun şekilde kullanarak karşısındakini daha rahat bağlar ve sonuca daha kısa sürede ulaşır.

Diğeri ise, onca bilgi ve görgüsünü ifade edemediği için henüz yetersiz kimi yerde de beceriksiz konumuna düşerek karşı tarafı olumlu yönde etkileyemeyecek hedefini kolayca elde edemeyecektir.

 

Kısaca diyebiliriz ki eğitim öğretimin etkisini artırır.

O halde eğitim oldukça önemlidir ve üzerinde önemle durulmalıdır.

 

X

 

Çocuğun eğitiminde sırasıyla, ilk başlarda anne-babasının, sonra öğretmeninin sonra da arkadaş ile eş ve dost çevresinin etkisi önemlidir.

 

Anne- baba ve öğretmen öğrencinin eğitiminde şunlara dikkat etmelidir.

 

1- Çocuğunuzu utandırmayın; utandırılan çocuk kendine güvensiz, toplum içinde de tepkisiz bir kişi olur. Büyüdüğünde maksadını anlatamaz. Ömür boyu bunun ezikliğini hisseder.

2- Çocuğunuzun sizden övgü ve tasdik beklediğini unutmayın. Çocuğunuzun bu ihtiyacını giderin. Her fırsatta, yaptığı faydalı şeylerle ilgili takdirlerinizi esirgemeyin.

3- Çocuğunuza size, akrabalarına ve arkadaşlarına, çevresine yardım etme fırsatı verin. Kendisine ihtiyaç duyulduğunu bilmek, onu mutlu edecektir. Ona güven verecektir.

4- Çocuğunuzun sorduğu sorulara ilgi gösterin ve doğru bilgi verin. Ona gerçek dışı bilgi vermeyin. Yanlış bilgi en kısa zamanda çocuk tarafından sezilir ve çocuğunuzla aranızdaki güven zedelenir. Verdiğiniz doğru bilgilere de şüphe ile bakmaya başlar.

5- Çocuklarınızı dinleyin ki, o da dinlemeyi öğrensin.

6- Çocuklarınızın kişiliğine saygı duyun ki, o da size saygı duysun.

7- Çocuğunuza tabii ve samimi bir hava içinde  davranın. Unutmayın çocuğunuz bütün hal ve hareketlerinizi taklit eder.

8 - Çocuğunuzun kendi duygu ve düşüncelerini ifade etmesine yardımcı olun. Çocuk, dışarıda duygu ve düşüncelerini rahatlıkla anlatabilme cesaretini evde kazanır.

9- Olumlu düşünmeye çalışın ki, bu haliniz çocuğunuza da yansısın. Olumlu düşünme alışkanlığının insan hayatında çok önemli bir yeri vardır.

10- Hata yaptığınızda çocuğunuzdan özür dileyin ki, o da özür dilemeyi, özür dilemenin utanılacak bir hareket olmadığını öğrensin.

11- Çocuğunuzu yerli yersiz tenkit etmeyin. Tenkitten kimse hoşlanmaz. Tenkit edilen çocuk huzursuz olur. Yalana meyleder. Önemli yanlışlarını izah ederek düzeltmeye çalışın. Düzeltmede aceleci ve ısrarcı olmayın.

12- Çocuğunuza neyi niçin yapmaması gerektiğini, sebeplerini göstererek açıklayın. Bu davranışınız çocuğunuzun aklını kullanan bir insan olmasını sağlar.

13 -  Bir başkasına kızdığınızda hırsınızı çocuktan almayın. Çocuğunuzla olan irtibatınız bozulur. Çocuğunuzun size güveni sarsılır. Sinirli huzursuz bir çocuk olur.

14 - Çocuğunuza karşı olan davranış ve sözlerinizde tutarlı olun. Bunu yaparsanız çocuğunuzun kişilik gelişimine çok yardım etmiş olursunuz.

15- Babanızdan gördüğünüz eğitim metodu üzerinde ısrarcı olmayın. Zaman ve şartlar çok farklı. Aradaki anlayış farkını unutmayın.

16- Ya hep ya hiç prensibi ile hareket etmeyin. “Zaman, ne kadar kurtarılabilirse kârdır.”  zamanıdır. Daha zararlı işlerle meşgul olacaksa, az zarara razı olun!. “ (K-1)

Öte yönden eğitim faaliyetlerinde üzerinde durulması gereken önemli bir konuda eğitimin şeklidir. Acaba eğitimin şekli nasıl olmalıdır?

Hz Ali’nin başından geçen aşağıdaki olay, bu soruya güzel bir cevap niteliği taşımaktadır.

“Çocuklarının hallerinden şikayetçi olan bazı kimseler Hz. Ali’ye gelip sorarlar:” Çocuklarımızı babalarımızdan gördüğümüz şekilde yetiştirmeye çalışıyoruz. Fakat istediğimiz netice alamıyoruz. Ne yapalım?” Hz. Ali bunlara şöyle cevap verir: “Eskide ısrarlı olmayın! Zamanın şartlarına göre eğitin çocuklarınızı. Dünya işlerinde zaman size uymazsa, siz zamana uyun!...”(K-1)

 

Çoğu ebeveyn bir yanılgı ile çocuğunu kendi yetiştirildiği gibi yetiştirmeye kalkar. Fakat bu durum zamanla bir sorun oluşturmaya başlar.

Bu durumda insanın aklına hemen şu sorular gelmektedir: Acaba zamanımızın şartlar nelerdir? Ya da zamanımızın gereklilikleri nelerdir?

Bu soruların cevaplarını çeşitli açılardan vermek gerekir ve oldukça da uzun sürer. Ancak bir fikir vermesi için günümüzün önemli kavramı olan; Toplam Kalite anlayışı ile bir cevap vermek yararlı olacaktır.

Bir öğretim görevlisinin yazdığı Toplam Kalite Yönetimi konulu yazının içeriğinin aşağıdaki bölümleri bizi aydınlatır niteliktedir. Bu bölümlerde kendini toplam kalite açısından yetiştirmiş bir bireyin özellikleri açıklanmaktadır.

“Toplam Kalite Yönetimi anlayışına sahip bireyin özellikleri, aşağıdaki gibi betimlenebilir.

  1. Toplam Kalite Yönetimine inanmış olmalıdır.
  2. Özgüvene sahip olmalıdır.
  3. İçinde bulunduğu örgüte karşı aitlik duygusu kazanmış olmalıdır.
  4. Eğitimin yaşam boyu devam eden bir süreç olduğuna inanmalıdır.
  5. Demokratik tutum ve değerlere sahip olmalıdır.
  6. Sorumluluklarının farkında olmalıdır.
  7. Paylaşımcı olmalıdır.
  8. Özeleştiri ve eleştiriye açık olmalıdır.
  9. Örgüt üyeleri ile iletişim içinde olmalıdır.
  10. Haksız rekabetin Toplam Kalite Yönetimi anlayışının yerleşmesinin önündeki engellerden biri olduğunu bilmelidir.
  11. Bilimsel düşünmeyi yaşam felsefesi olarak görmelidir.
  12. Sorunlara duyarlı olmalıdır.
  13. Mükemmeli aramalı ama bu arayışta hataların olabileceğini öngörebilmelidir.
  14. Yetkilerin hakça dağıtılması gerektiğini bilmelidir.
  15. Başkalarının da en az kendisi kadar zeki olduğuna inanmalıdır.
  16. Etik değerlere sahip olmalıdır.
  17. Sorunun, sorunun içinde bulunan bireylerle çözülmesi gerektiğine inanmalıdır.
  18. Üretilen mal ve hizmetin, müşteri tatminini olabilecek en üst seviyeye ulaştırması gerektiğine inanmalıdır.
  19. Müşterinin duygu ve düşüncelerine değer vermelidir.
  20. Kendini ve örgütünü geliştirmeye yönelik olarak yeniliklere açık olmalıdır.
  21. Kamusal bir birey olduğunun farkında olmalıdır.
  22. Üstesinden gelemeyeceği sorunlar olabileceğinin farkında olmalıdır.
  23. Sözlerinde durabilmeli, yerine getiremeyeceği girişimlere girmemelidir.
  24. Yapabileceklerini ve sınırlarını bilmelidir.
  25. Empati kurabilmelidir.
  26. Eğlenceye gerektiği kadar zaman ayırabilmelidir.
  27. Beden dilini etkili bir şekilde kullanabilmelidir.
  28. Sorunları, sorumlulukları, yetkileri, başarısızlıkları paylaşabildiği kadar başarıyı da paylaşabilmelidir.
  29. Başta uzmanlık alanı olmak üzere yerel ve evrensel gelişmeleri de izleyebilmelidir.
  30. Yaratıcı olmalıdır.
  31. Estetik beğenileri gelişmiş olmalıdır.
  32. Geleceği planlayabilmelidir.
  33. Denetime açık olmalıdır.
  34. Takım çalışmasını, çalışma yaşamındaki ana ilke olarak kabullenmelidir.
  35. Planlarını gözden geçirebilmelidir.
  36. Planlarını gerektiğinde değiştirebilmelidir.
  37. Bir işe girişirken, olası hataların neler olabileceğini düşünmelidir.
  38. Mutlu olmak için ve başkalarını mutlu etmek için çaba harcamalıdır.
  39. Yaşamda dostlukların önemli olduğunun farkında olmalıdır.
  40. Farklı inanç ve değerlere sadece saygılı olmamalı, bir arada bulunmaktan da zevk alabilmelidir.
  41. Olası resmi sınırları da gözeterek insanlara ismiyle hitap edebilmelidir.
  42. İnsan değerlidir ilkesini koşulsuz kabullenmelidir.
  43. Barışçıl ve uzlaştırmacı olmalıdır.
  44. Çatışma ve rekabeti pozitife çevirebilmelidir.
  45. Merkezden yönetimi reddetmelidir.
  46. Örgüt dışında da, örgüt çalışanlarıyla yaşamı paylaşabilmelidir.
  47. Yaşamında ilkeli olmalıdır.
  48. Zamanı etkili kullanmada istekli ve örnek olmalıdır.
  49. Çalışma yaşamında dakik olmalıdır.
  50. Kendini ve başkalarını nasıl motive edeceğini bilmelidir.

 

Tüm bu özellikler ilerde öğrencin ilerde hayata atıldığında iyi bir meslek sahibi olması ve geleceğini sağlama alması için gerekmektedir.

Fakat bu konularda çalışmış olmak ve gerekli eğitimi vermiş olmak yeterli değildir. Bir de çocuğun hangi mesleği seçeceği ya da seçmesi gerektiği konusu vardır.

Öğrenci ilk yıllarında hayali olarak meslek seçiminde bulunur. Genelde de çevrenin de etkisiyle öğretmen, doktor, polis, asker olmak isterler. Ancak yaş ilerleyip seviye geliştikçe meslek seçimi daha bilinçli hale gelir.

Bir birey meslek seçiminde pek çok etkenin etkisinde kalır. Aşağıda bunlardan bir kaçını bulacaksınız:

 

Eğitim etmeni : Alınan eğitim ile eğitimden ne beklendiği

Kültür etmeni :

“Biyolojik Etmenler(Bireyin fiziksel özellikleri, cinsiyet, beden yapısı, görme ve işitme vb.)

Sosyolojik Etmenler(Duyguları, değerleri, aile ile ilişkileri, bağlı olduğu arkadaş çevresinin beklentileri ve baskıları, ailenin sosyal düzeyi, yakın ilişki kurulan öteki kişiler.)

Psikolojik ya da Kişisel Etmenler (Birey i ihtiyaçları, duyguları, tutumları, değerleri, ilgileri ve yetenekleri.)

Ekonomik Etmenler (Ailenin ekonomik düzeyi, çevrenin ya da ülkenin genel ekonomik durumu, otomasyon ve teknik gelişmeler, bunların toplumun insan gücü ihtiyacı üzerindeki etkileri.)

Politik Etmenler( Mesleğe girme olanakları, iş bulma olanakları, değişim eğitim ve yetişme Fırsatları vb.)

Şansla İlgili Etmenler(Doğal afetler, işleri ve işyerlerini etkileyen beklenmedik olaylar, iç ve dış savaşlar vb.)” (K-3)

 

 

KAYNAKLAR:

 

K-1 : http://www.guzelislam.com

K-2 : http://www.universite-toplum.org/text.php3?id=176   Mehmet YAPICI